Bize ile Bağlan

YEŞİL ÇİZGİ

Emre Sarı: “Rekabetçi çeşidi geliştirdikten sonra şu an global firmaların hakimiyetinde olan ayçiçek tohumculuğuna yerli ve milli firma olarak giriş yaptık.”

Yayınlanan

üzerinde

Bize hizmetinizden ve çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Sarı Tohumculuk firmamız 2011 yılında kuruldu. Kurulduğumuz ilk günden itibaren çeşit ıslahına ve kaliteli tohum üretimine önem verdik. Islah bahçemizden geliştirdiğimiz arpa ve buğday çeşitlerimizle tescile başvurduk. 2 sıralı arpa çeşidimiz SEYMEN ve ekmeklik buğday çeşidimiz Sarı Mustafa tescilini aldı. Yine şirketimizin kuruluş yıllarında Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü ile TUBİTAK projesinden iki adet hibrit Ayçiçek tohumu geliştirdik. Bu çeşitlerimizle Rusya’da tescile başvurduk ve DUNA ve 14TR006 hibrit ayçiçek çeşitlerimizin tescilini aldık. Yine Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü ile 2007/1 TAGEM projesinden milli hibrit ayçiçek tohumu TR2242CL çeşidini geliştirdik. Trakya’dan tüm dünyaya bereket sloganı pazara sürdüğümüz ekmeklik buğday çeşidimiz Sarı Mustafa üreticinin verim ve kalite beklentisini karşıladı. Türkiye’de arpa rekoltesinin arttırmasını sağlayan 2 sıralı Tekirdağ arpası Seymen çeşidimiz arpa tarımının yapıldığı her yerde ekilmekte ve pazar payı %20’dir.Seymen çeşidimiz TİGEM’in üretimini ve satışını yaptığı üç arpa çeşidinden sonra ülkemizde en çok ekilen 4. arpa çeşididir ve özel sektörde ilk sıradadır. Tahıl tohumunda yakaladığımız başarıların yanı sıra endüstri bitkilerinden ayçiçek tohumuna her zaman önem verdik. Çalışmalarımızı ilk günden itibaren sürdürdük. Rekabetçi çeşidi geliştirdikten sonra şu an global firmaların hakimiyetinde olan ayçiçek tohumculuğuna yerli ve milli firma olarak giriş yaptık. Bu konuda çok başaralı olacağımızı biliyoruz. Ayçiçek ekimi yapılan her nokta geniş çapta bir demostrayon çalışması gerçekleştirdik. Pazarda mevcut çeşitlerle yan yana ekini yaptık ve çeşidimizin rekabetçi gücünü gösterdik.2023 yılı ayçiçek tohumu satış sezonuna ticari olarak ilk girişimizi yapıyoruz ve başta çiftçimize olmak üzere ülkemizde ki kamu ve özel sektörde yer alan tüm tarım paydaşlarına kendimizi göstererek, güven vererek başarılı olmak için çalışmalarımıza devam edeceğiz.

Türkiye de ve Dünya da tohum üretiminden bahseder misiniz?

Tohumculuk sektörünü türlerine ayırmamız doğru olacaktır. Tahıl bitkileri, endüstri bitkileri, sebze ve patates tohumculuğu olarak ayırabilir. Bu türler arasında geleneksel olarak adlandırdığımız tahıl tohumculuğu en az bilgi gerektiren, arpa ve buğday ekimi yapılan tüm ülkelerde kendi içinde üretimi ve ticareti yapılan ürünlerdir. Katma değeri yüksek, teknoloji ve bilgi birikimi gerektiren endüstri bitkileri ve sebze tohumculuğu ar-ge için yüksek bütçeler ayırılması gerektiren, organizasyonun, planlamanın ve yatırımların gerektiği ürünlerdir. Dünya’da tohumculuk sektörünün yaklaşık 60milyar$ olduğu tahmin edilmektedir. Bu ticari hacmi 4 büyük tarım grubu kontrol etmektedir. Bu hacim içinde geleneksel tohumla ilgilenen ve tahıl tohumculuğu yapan ülkeler ve firmalar çok ufak katkı payı oluşturmaktadır. Türkiye’de tohumculuk sektörü 1925 yılında ıslah istasyonlarının kurulmasıyla başlamış olsa da, 1980’li yıllarda özel sektörün çalışmaları ile ön plana çıkmıştır. 2006 yılında 5553 sayılı tohumculuk kanunun kabul edilmesi ile sektörleşme tamamlanmıştır. Bugün geldiğimiz noktada yerli firmalarımızı genel olarak tahıl tohumculuğunda görürüz. Yüksek teknoloji gerektiren katma değerleri tohumların ticaretinin yapıldığı pazar global firmaların hakimiyetindedir.  Antalya bölgemizde çok başarılı olan sebze tohumculuğu ile uğraşan firmalarımız mevcuttur. Endüstri bitkilerinde çalışan yerli firmalarımızın sayısı çok azdır. Katma değeri yüksek olan tohumculuk sektöründe mücadele eden firma sayımız olmadığı için bugün dünya markası firmalarımız maalesef yoktur. Ülkemizde sektörümüzün kanunlaşması ile tohumu üretimi artarak devam etmektedir ancak sektörümüzün pek çok eksiği mevcuttur ve düzeltilmesi gerek konular vardır.  

2022 yılı tohum sektörü nasıl geçti? Sizce 2023 nasıl geçecek?

Sektörümüz için konuyu 2021 yılından ele almak gerektiğini düşünüyorum. 2020-2021 sezonu ülkemiz kuraklığa yenik düştü. Trakya bölgesi hariç firmaların tohumluk üretimlerinde ciddi bir düşüş gerçekleşti. Aynı şekilde çiftçilerin üretimi rekolte düşüklüğü olarak rakamlara yansıdı. Bununla birlikte arpa ve buğday mahsul fiyatının öngörülemez yükselişi ile ürünün tohum fiyatından pahalı olduğu bir 2022 yarı yılı yaşadık. Bu durumda tahıl tohumculuğu ciddi bir darbe aldı. Bir önceki yıldan darbe gören firmalar satışlarını arttırmak için üretim planlamalarını yaptılar. Ancak Tarım Bakanlığı’na bağlı kuruluş TİGEM’in piyasaya açıkladığı arpa ve buğday tohumluk satış fiyatı, özel sektörün tohumluk üretim maliyetinin altında kaldı. Firmaların satış rakamları %50 oranında düştü. Böylelikle darbe üzerine darbe alan bir sektör ortaya çıkmış oldu.  Pandemiden çıkmış, Rusya-Ukrayna savaşının sürdüğü ve darbe üzerine darbe görmüş olan bir sektörde mücadele eden firmalar 2023 yılına üretim planlamalarını yaparak girdiler. Planlamasını, organizasyonunu, bütçelemesini ve öngörüsünü iyi yapan firmalar sezonu başarılı olarak geçireceklerdir.

Pandemi süreci sizin için nasıl bir etki yarattı?

Pandemi gıda, gıdaya ulaşım ve gıda güvenliği konularını Dünya’da bir konuma getirdi. Bizlere farkında olmamız gerek bir şey öğretti. Ülkenizin tarımsal üretiminin yetmesi gerektiğini ve paranın her şeyi satın alamayacağını. Bu noktada tohumun ne kadar önemli olduğunu. Gelişmiş ülkelerde tohumculuk sektörünün farkındalığı yüksektir. Biz ülkemizde tarımın ve tohumculuk sektörünün ne kadar önemli olduğu bir felaket yaşadıktan sonra farkına vardık. İsterdik ki böyle bir durum yaşanmasın ve sektörümüzün böyle bir konu ile önemli hale gelmesin.

Silivri Belediyesi ile yaptığınız proje ile bir ilke imza atmış ve %100 yerli olan Seymen arpa tohumunu çiftçilerimizle buluşmuştu. Bunun gibi başka projeleriniz var mı?

Silivri Belediyesi ile yapmış olduğumuz projeyi biraz açmak isterim. Belediyeler aktivite olarak çiftçilerimize çeşitli destekler vermektedir. Bu faaliyetlerden bazıları sektörümüzü desteklediği gibi zarar da vermektedir. Firmalardan tohum alarak çiftçilere dağıtması destekleyici bir olaydır. Köylere selektör kurulması sektörümüze zarar veren ve tohumculuk kanuna uygun olmayan bir uygulamadır. Silivri Belediyesi ile bu noktada çok farklı bir uygulama gerçekleştirdik. Bu uygulamada öncülüğü çeken, projenin sektörümüzde yarattığı farkındalık için başkanımız Volkan Yılmaz’a bir kez daha teşekkür ederiz. Firmamız belediyenin tarım arazilerinde tohumluk beyannamesi vererek, sertifikalı üretilmiş Seymen arpa tohumunu çiftçilere bedelsiz dağıtmaktadır. Silivri Belediye çiftçi için bir aracı olmaktan tohumluk üreticisi konumuna gelmiştir. Bu ciddi bir katma değerdir. Bu tarz projeler sektörümüze ve diğer belediyelere örnek olmuştur. Geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiğimiz başka bir projemiz daha var. Tarım Bakanlığı Tohumculuk Dairesi koordinasyon ekibi ve Trakya’da ki Tarım İl Müdürlükleri ile milli hibrit ayçiçek projesi gerçekleştirildi. TAGEM tarafından geliştirilen ayçiçek tohumları bakanlık güvencesiyle çiftçi ile buluşturuldu. Yerli firmaların ürettiği çeşitlerin rekabetçiliğini göstermek için çok önemli bir projeydi. Üreticilere başarısı gösterildi ve proje bütçesi arttırılarak devam ettirildi. Bunun sonucunda ülkemizin ilk clearfield milli hibrit ayçiçek tohumu TR2242CL çeşidimizin tohumluk üretimini yaptığımız Ankara Şereflikoçhisar’da Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Mustafa Varank ve Tarım ve Orman Bakanı Sayın Vahit Kirişçi’nin katılımıyla Trakya Kalkınma Ajansı koordinasyonunda hasat günü gerçekleştirildi. Tarım bakanlığımızla yaptığımız milli hibrit ayçiçek projemizde Tarımsal Araştırmalar Politikalar Genel Müdürlüğü ile özellikle il müdürlüklerimizin, milli hibrit ayçiçek tohumluk projesinde milli tohumculuğa destek veren Tohumculuk Daire Başkalığı ve Bitkisel Üretim Genel Müdürü Sayın Mehmet Hasdemir’e teşekkür ediyoruz.

Güneydoğu bölgemizdeki depreminin etkisi nasıl olacaktır.

Dünyada son yüzyılda meydana gelen en büyük felaketi şu günlerde yaşıyoruz. Ülke olarak yıkıldık. Depremde en önemli tohumluk üretim merkezleri olan Adıyaman, Diyarbakır, Hatay ve Adana illerimizdeki özellikle insan kayıplarımız her sektörü etkilediği gibi tohumculuk sektörünü de etkileyecektir. Üretimlerimiz açık alanda olduğu ve mahsuller çok küçük olmasından dolayı ürün kayıplarımız minimum olacaktır. Ancak en önemlisi tohum sektörümüzün en çok ihtiyaç duyduğu yetişmiş insan alt yapımız büyük zarar görmüştür. Bizim gibi bölge dışı firmalarımız, bölgeye sürdürülebilir üretimin devamı için her türlü desteği vereceğiz. Ülkemiz ve sektörümüz elindeki tüm imkanları seferber ederek tüm sorunları çözebileceğimize inanıyoruz.

Okumaya Devam
Yorum İçin Tıklayın

Bir Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

KASIM ARALIK 2023

DESTEKLER 1 gün önce

Tarım Bakanı Yumaklı’dan kırmızı et fiyatlarına yönelik açıklama

DESTEKLER 2 gün önce

Şubat ayında üretici ve market fiyatlarındaki değişim

FİRMALARDAN 2 gün önce

Celaleddin Alper ile Röportaj

DESTEKLER 5 gün önce

Hayvancılığa yeni destek modeli geldi

KÖŞE YAZISI 5 gün önce

Nida Elif Selci ile Röportaj

HABER 5 gün önce

Van’da 3 yılda 165 bin koyun desteği

DESTEKLER 6 gün önce

CDP İklim Değişikliği Programı’nda Türk bankasına yeni statü

FİRMALARDAN 1 hafta önce

TürkTraktör 70. Yılında 1.111.111’inci Traktörünü Üretti

FİRMALARDAN 1 hafta önce

TürkTraktör Kesintisiz Pazar Liderliğini 17. Yıla Taşıdı

HABER 1 hafta önce

Hindistan’da çiftçi protestoları büyüyor

HABER 1 hafta önce

Pamukta en önemli nokta risk yönetimi

DESTEKLER 2 hafta önce

Tarımdaki maliyet bir yılda yüzde 41 arttı

FİRMALARDAN 2 hafta önce

Pazardan’ın günlük taze semt pazarları artık GetirÇarşı’da

DESTEKLER 2 hafta önce

Toplanan inek sütü miktarı 2023’te arttı

DESTEKLER 2 hafta önce

TÜSEDAD çiğ süt üretim maliyetlerini açıkladı

HABER 2 hafta önce

Un sektörü tarife dışı engellerden rahatsız

FİRMALARDAN 2 hafta önce

Tarım ürünleri blokzincir teknolojisi ile dijitalleşiyor

DESTEKLER 2 hafta önce

Tarım ÜFE ocakta arttı

HABER 2 hafta önce

“Hayvancılığın sorunları ithalatla çözülemez”

DESTEKLER 2 hafta önce

Bakan Yumaklı: Gıda ihracatını 40 milyar dolara çıkarmanın gayretindeyiz

DESTEKLER 1 gün önce

Tarım Bakanı Yumaklı’dan kırmızı et fiyatlarına yönelik açıklama

DESTEKLER 2 gün önce

Şubat ayında üretici ve market fiyatlarındaki değişim

FİRMALARDAN 2 gün önce

Celaleddin Alper ile Röportaj

DESTEKLER 5 gün önce

Hayvancılığa yeni destek modeli geldi

KÖŞE YAZISI 5 gün önce

Nida Elif Selci ile Röportaj

HABER 5 gün önce

Van’da 3 yılda 165 bin koyun desteği

DESTEKLER 6 gün önce

CDP İklim Değişikliği Programı’nda Türk bankasına yeni statü

FİRMALARDAN 1 hafta önce

TürkTraktör 70. Yılında 1.111.111’inci Traktörünü Üretti

FİRMALARDAN 1 hafta önce

TürkTraktör Kesintisiz Pazar Liderliğini 17. Yıla Taşıdı

HABER 1 hafta önce

Hindistan’da çiftçi protestoları büyüyor

HABER 1 hafta önce

Pamukta en önemli nokta risk yönetimi

DESTEKLER 2 hafta önce

Tarımdaki maliyet bir yılda yüzde 41 arttı

FİRMALARDAN 2 hafta önce

Pazardan’ın günlük taze semt pazarları artık GetirÇarşı’da

DESTEKLER 2 hafta önce

Toplanan inek sütü miktarı 2023’te arttı

DESTEKLER 2 hafta önce

TÜSEDAD çiğ süt üretim maliyetlerini açıkladı

HABER 2 hafta önce

Un sektörü tarife dışı engellerden rahatsız

FİRMALARDAN 2 hafta önce

Tarım ürünleri blokzincir teknolojisi ile dijitalleşiyor

DESTEKLER 2 hafta önce

Tarım ÜFE ocakta arttı

HABER 2 hafta önce

“Hayvancılığın sorunları ithalatla çözülemez”

DESTEKLER 2 hafta önce

Bakan Yumaklı: Gıda ihracatını 40 milyar dolara çıkarmanın gayretindeyiz