Bize ile Bağlan

FİRMALARDAN

Harun BAYTEKİN: “Dünyada bor rezervleri yönünden en zengin ülke Türkiye olmasına rağmen, meyve, sebze ve tarla bitkilerinde bor noksanlığına sıklıkla rastlanmaktadır.”

Yayınlanan

üzerinde

Dünyada bor rezervleri yönünden en zengin ülke Türkiye olmasına rağmen, meyve, sebze ve tarla bitkilerinde bor noksanlığına sıklıkla rastlanmaktadır.

Bor, bitki beslemede, özellikle zeytin alanlarında, meyve bahçelerinde, lahana, karnabahar gibi kışlık sebzelerde en fazla eksikliği görülen elementlerden biridir. Bitkiler alemi içerisinde zeytin boru en fazla kullanan bitki türlerinden birisidir.

Çok fazla tüketilmese de bor, bitki büyümesi ve gelişimi açısından hayati öneme sahiptir. Dalların güçlenmesi, göz oluşumu, çiçeklenme, meyve tutumu ve büyümesinde etkili bir mikro besin elementidir.

ZEYTİN VE BOR

Türkiye zeytin varlığı yönünden dünyada dördüncü sırada yer almasına rağmen, üretimde hala arzu edilen seviyelere ulaşamamıştır. Verimlilik oldukça düşüktür. Bakım uygulamalarının yetersizliği verimi azaltan en önemli faktördür.

Zeytin topraktan en fazla bor kaldıran ürünlerden biridir. Özellikle yaşlı zeytinliklerde bor neredeyse eseri düzeylere inmiştir. Diğer kültür bitkilerine göre hassasiyeti de yüksektir. Hal böyle olunca zeytin alanlarında bor noksanlığı daha sıklıkla ortaya çıkmaktadır.

Bor noksanlığı, zeytin ağaçlarının yaprak, sürgün ve meyvelerinde farklı belirtilerle ortaya çıkar. Yapraklarda, yaprak ucundan yaprak sapına doğru üçte ikilik kısım soluk yeşil renk alır, daha sonra yaprak sararıp dökülür.

Büyümenin ana faktörü olan bor elementi, eksikliğinde sürgün uçlarındaki gelişme geriliği şeklinde ortaya çıkar. Yine sürgün uçlarında kurumalar meydana gelir. Haliyle yaprak koltuklarındaki tomurcuklar yeni sürgünler oluşturduğundan çalılaşma meydana gelir. Dallarda ve gövdede don vurgunu gibi çatlakların ortaya çıkışı da bor noksanlığı belirtilerindendir. Zeytinlerde bor noksanlığının en önemli belirtisi, çiçek oluşumunun düzensiz oluşu, meyve tutumunda eksiklikler, meyve dökülmesi ve meyvelerin nohut kadar küçük kalmasıdır. Çekirdek büyüdüğü halde kabuk büyümemektedir. Neden olduğu verim kaybı %30’u bulabilmektedir. Çiçeklenme öncesi iki defa yapraktan bor uygulaması sorunu çözebilmektedir. Elbette dal, yaprak ve meyvelere bakıp eksikliği tespit etmekle birlikte bor uygulamasının toprak analizlerine göre yapılması daha yararlı olmaktadır.

ELMA VE BOR

Bor noksanlığının sıklıkla görüldüğü bitkilerden biri de elmadır. Armut da hassasiyet göstermekte, belirtileri elmaya benzemektedir.

Elmadaki bor noksanlığında, çiçekler sanki kırağı vurmuş gibi pörsümekte, ancak dökülmemektedir. Zamanla solan çiçekler siyah renk almaktadır. Meyvelerin küçük kalması ve kısa süre sonra dökülmesi sıklıkla görülen bor noksanlıklarıdır. Çekirdek çevresindeki mantarlaşma da belirgin bor noksanlığıdır.

Elmada bor noksanlığı meyvede çatlama ve çatlayan kısımlarda mantar gelişimi de sıklıkla görülen vakalardandır. Yine meyvede sıklıkla görülen acı çukur da bor noksanlığından ileri gelir.

DOMATES VE BOR

Domateste hafif bor noksanlıkları yaprakların kırılıp dökülmesine ve verim kaybına neden olur. Kökler kısa kalır. Genç yapraklar küçük kalır, içe doğru kıvrılır ve deforme olur. Meyveler kolay çatlar ve Pazar değerini yitirir.

DİĞER TÜRLER VE BOR

Hemen bütün bitkilerde bor noksanlığı sorunları görünmektedir:

Pancarın köklerinde kaba, ur benzeri şekiller ve kök-gövdede içi çürük bir yapı ortaya çıkar.

Lahana ve karnabaharda sapların içinde boş bölgeler bor noksanlığının en önemli belirtileridir. Karnabaharın çiçek uçlarında kahverengi lekeler bor eksikliğinden ileri gelir.

Kerevizde bor noksanlığında yaprak saplarının üst yüzeyinde çatlaklar gelişir ve iç kısım kırmızımsı kahverengi renk alır.

Bor noksanlığında çilekler yavaş büyür, yapraklar sarı renk alır, uçları buruşur ve meyveler deformik gelişir.

BOR EKSİKLİĞİ VE GİDERİLMESİ

Bor toprakta hareketli besin elementleri içerisinde yer alır. Azot gibi yıkanma olasılığı vardır. Bununla birlikte bitkiler tarafından düşük düzeylerde kullanıldığı için azot, fosfor ve potasyum gibi eksikliği hemen ortaya çıkmaz. Verim ve kalite üzerinde daha etkili bir elementtir. Bu nedenle eksikliğini erken teşhis etmekte ve yapraktan vermekte yarar vardır.

Bor, toprakta çeşitli formlarda bulunur ve bunlardan en yaygın olanı Borik Asittir. Topraktaki bor seviyesi en az 12 mg/kg civarında olmalıdır. Toprağın bor içeriği 0,14 mg/kg’ın altına düşerse bor noksanlığı görülür. Borik asit bazik topraklarda bitkinin alamayacağı formdadır. Bu nedenle pH’sı yüksek topraklarda bor noksanlığı daha fazla görülür. Bor noksanlığının en fazla görüldüğü topraklardan biri de organik maddece fakir topraklardır.

Türkiye dünya bor rezervlerinin %70’ine sahiptir. Buna rağmen meyve ve sebze yetiştiriciliğinin yaygın olduğu alanlarda, özellikle zeytin florasında ciddi bor noksanlıkları görülmektedir.

Toprak pH7sının düşürülmesi, organik madde içeriğinin artırılması yoluyla bor noksanlığı kısmen giderilebilmektedir. Ancak geniş alanlarda bu uygulamaların maliyeti artmaktadır. Kaldı ki bor, yıkanabilen bir elementtir. Dolayısıyla uzun ömürlü meyve, bağ ve zeytin yetiştiriciliğinin yapıldığı alanlarda her yıl erken ilkbaharda yapraktan bor uygulamaları daha verimli ve ekonomik olmaktadır.

Yıllık sebze ve tarla bitkileri yetiştirilen alanlarda, sulama imkânı varsa damlama sulamayla birlikte vermek, yoksa yapraktan uygulamak, verimi ve kaliteyi önemli derecede artırmaktadır.

Okumaya Devam
Yorum İçin Tıklayın

Bir Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

KASIM ARALIK 2023